ernate

                                     
                                                           

ERNATE*****ERNATE

<a href="http://img201.imageshack.us/img201/7260/018kalbimedokunbs3.swf" target="_blank">http://img201.imageshack.us/img201/7260/018kalbimedokunbs3.swf</a>



<- :: Sonraki Sayfa ->

1/10/2008

*BİTANEM*

 


14/2/2008

Sevgililer gününüz Kutlu Olsun..!

 

 

3/4/2007

Burçlara birde burdan bakın !!!

 

Burçların bu tarafını biliyor muydun? Hepsi aklı başında şeyleri duymak hoşumuza gidiyor değil mi? Bir de buradan bak bakalım!


KOÇ
- Sana kalsa dünyada herkes aptal bi sen akıllı dimi !!! Millete öğütler verir ukalalık taslar, önüne yemek koysan beğenmez... allah düşmanların başına vermesin...

BOĞA
- Sen ayrı bi panel konususun... kafayı iş yapmakla bozmuş sanki dünyayı bu kurtaracak.... inatçı mı inatçı, dik kafalı... Nesin sen yaa!!!

İKİZLER
- Sen hızlı ve pratik düşünebiliyorsun, ama insanlar seni bunun için diil bisexuel olduğun için seviyolar.. kendinden çok şey verip karşısdakinden az şey bekliyorsun yani salaksın... ayrıca çoğu şizofrenin de ikizler burcundan çıktığı söyleniyor, bilgine...

YENGEÇ
- Sen sempatik ve başkalarının problemleriyle ilgilenir görünmeye çalışan son derece yapmacık birisin, ama biz bu sahte şirinlik numaralarını yemeyiz... Bu arada akıl hastanelerindekilerin %90'ının yengeç burcu olduğu söyleniyor! Haberin olsun!

ASLAN
- Sen kendini dünyanın zirvesindeki kusursuz insan sanmaya devam et, ohoooo millet senle ne dalga geçiyor haberin yok... Eleştiriye hiç gelemeyen, kendini beğenmis zavalli aslan parçası, sen kendini bir odaya kapat ve hayatının geri kalanını aynada oranı buranı seyrederek geçir bakalım....

BAŞAK
- Sen pek aklıbaşında otoriter biri olduğun için dağınıklığı pek sevmezsin di mi? Ama senin her tarafı didik didik kontrol etme huyundan millete fenalık geldi! Amma soğuk, ruhsuz tipsin yaa sen, zaten sevişirken uyuyakalabilen birinden başka ne beklenir ki?

TERAZİ
- Sen sanatçı ruhlu olduğun için apayrı saçma salak bi boyutta yaşıyorsun... Böyle aklı bir karış havada gezen adamın iş bulması da pek muhtemel değil, ömrünün sonuna kadar aylak aylak gezersin, sonunda da her büyük sanatçı gibi "kimse beni anlamadı" diye çıldırırsın yarım aklın da gider

AKREP
- Sen hele sen! Berbatların içinde en berbat olan! İçten pazarlıklı, kıskanç, ahlak anlayışı sıfır! Çoğu Akrep'in eninde sonunda korkunç bir cinayete kurban gittiğini duymuş muydun?

YAY
- Sen herşeyin iyi tarafını gören şenşakrak bir tipsin, kendini buna alıştırmışsın ne de olsa yeteneksizliğini ve şanssızlığını başka türlü örtemezsin değil mi? Çoğu Yay burcu zaten alkoliktir. Seni adam yerine koyup bu kadar yazanda kabahat...

OĞLAK
- Sen tutucu ve risk almaktan kaçan birisin. Böyle biri dünyada ne diye yer işgal eder ki! Şöyle bir etrafına bak bakalım hangi kayda değer insanın Oğlak burcundan çıktığı görülmüş?

KOVA
- Sen güya çok atak birisin ya, birşeyi elde etmek için her türlü yalanı söylüyorsun, ama yalanı bile beceremiyorsun. Aynı hataları döne döne yapıyorsun çünkü kafasızsın. Ne sinirleniyorsun? Doğruları söyleyince kabahat oluyo di mi...

BALIK
- Senin maşallah hayalgücün pek gelişmiştir. Sürekli FBI'dan ya da CIA'den birilerinin peşinde olduğunu düşüne düşüne sonunda kafayı yiyceksin. Ama sen en iyisi hayallerinle başbaşa kal, nasılsa arkadaşlarının arasında en ufak bir dikkat çeken tarafın yok, kendine güveni olmayan öyle sessiz sedasız bir tipsin işte...

 

 

3/4/2007

Messenger kullanma kılavuzu !!

 

Meşgul”, “dışarıda” gibi durum göstergelerini görmezden gelin. Sizin işiniz her şeyden önemlidir. “Megşul” durumdaki kişiler zaten çoğu zaman önemsiz işlerle uğraşmaktadılar. “Dışarıdaki” kişiler de aslında PC başındadır.

Karşınızdakinin sohbet etmeye vakti olup olmadığını sorgulamayın. Çevrimiçiyse ve erişilebilir durumdaysa sizindir!

Bilgisayardan uzaktayken veya meşgulken kendi durum göstergenizi de ayarlamayın. Böylece sizden hemen cevap bekleyen arkadaşlarınızın sinirlerini bozabilirsiniz. Art arda 10 kere çevrimdışı görünüp yeniden çevrimiçi olmak da sizin kadar önemli ve eşsiz birinin internete girdiğini haber vermek için çok anlamlı olacaktır.

Karşınızdakinin cevap vermesi için beklemenize gerek yok. Bir soru sorduktan sonra yeni bir soru daha sorabilirsiniz. Daha da iyisi, bütün mesajlarınızı kelimeler halinde yazın. Her kelimeyi yazdıktan sonra enter’a basın ki karşınızdaki boş oturmadığınızı, sürekli kendisiyle ilgilendiğinizi anlasın.

Sustuğunuz zaman hemen cevap gelmesini bekleyin. Sizinle yazışan biri yalnızca sizinle yazışmak zorundadır. Başka biriyle konuşuyor ya da başka bir iş yapıyor olamaz. Bütün dikkatini size vermelidir.

Anlık mesajlaşmayı kişisel terapi uygulaması olarak da kullanabilirsiniz. Bunu özellikle en meşgul arkadaşlarınızla deneyin. Kendinizi daha iyi hissetmek istiyorsanız, karşınızdakinin neyle uğraştığını önemsemeden dertlerinizi anlatmaya başlayabilirsiniz.

Yazım kurallarına dikkat etmenize hiç gerek yok. İnternette henüz isimlendiremediğimiz Türkçe lehçeleri konuşulur. Nasıl doğru yazıldığını bilseniz bile bağlaç olan “de”leri ya da soru eki olan “mi”leri ayırmanıza gerek yok. Garip kısaltmalar kullanarak ve ünlü harfleri atarak daha da çekici bir yazım tarzı geliştirebilirsiniz.

Sohbetleriniz de telefon görüşmeleri gibi resmi ”hoşçakal” sözleriyle bitmelidir. Arkadaşınız hala çevrimiçi olduğuna göre sohbet devam ediyor demektir. Durum göstergesinin değişmesi ya da mesajlarınıza daha uzun sürede cevap gelmeye başlaması bir şeyi değiştirmez.

Karşınızdakine sormadan büyük boyutlu dosyalar gönderebilirsiniz. Siz kimin hangi dosyaya ihtiyacı olduğunu herkesten iyi bilirsiniz. Karşınızdaki “otomatik dosya kabul etme” özelliğini açtığına göre mutlaka gönderdiğiniz dosyayı almak istiyordur, kotası dolsa bile.

Mesajlarınızın arasına mutlaka birkaç ifade sıkıştırın. Bir cümlede 1 tane olması idare eder, 2 tane olursa daha iyi olur. Maksimum rahatsızlık ve görsel işkence için en az 3 tane olmalıdır. Ama siz en iyisi yazdığınız her harf için bir tane ifade atayın, animasyonlu olurlarsa daha da güzel olur.

Anne Zelenka’nın How to Annoy People Using Instant Messaging yazısından kısaltılmış çeviridir.

 

 

20/3/2007

Dünyanın 2. Zengini LARRY ELLİSON

Dünyanın 2. Zengini LARRY ELLİSON un Yale Üniversitesi Mezuniyet Töreninde Yaptığı Şok Konuşma

Amerikan üniversitelerinin bir âdeti var. Her yıl, her üniversite kendi alanında çok sivrilmiş

bir önemli ismi mezuniyet konuşması yapmak üzere davet ediyor.

Aşağıda, bu yıl, Yale Üniversitesi mezuniyet törenine davet edilen

Oracle bilgisayar şirketinin kurucusu ve genel müdürü Larry Ellison’un şaşırtıcı,

hatta şok edici konuşması var.

Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle bir giriş görmediğiniz için özür dilerim

ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyi bir bakın.

Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Sonra sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın.

Ve şimdi şunu aklınıza koyun: Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra,

solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış olacak.

Sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış olacak. Ve siz, ortadaki?

Ne bekliyorsunuz? Siz de başaramayacaksınız.

Aslında bugün şöyle bir etrafıma baktığımda parlak gelecek için yüzlerce umut ışığı göremiyorum.

Yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de göremiyorum.

Görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce insan. O kadar.

Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey. Ben, Lawrence ’Larry’ Ellison üniversite terk,

kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli yükseköğrenim kurumunun

bu yılki mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum? Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim

 Çünkü ben, üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz değilsiniz.

Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın şimdilik en zengin adamı. Siz değilsiniz.

Çünkü Paul Allen, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. Siz değilsiniz.

 Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor,

o da üniversite terk. Ve siz o listede hâlâ yoksunuz.

Şimdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir. O halde biraz da egolarınızı okşamama izin verin.

Pekçoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim gördünüz.

Önünüzdeki yıllar için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok şeyi öğrendiniz.

İyi çalışma alışkanlıkları edindiniz. Burada size o önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak

bir sürü insan tanıdınız, onlarla bağlantı kurdunuz.

Ve hayat boyunca yanınızdan ayrılmayacak bir kelimeyle güçlü bir ilişkiniz oldu burada

Terapi. Bunların hepsi güzel şeyler.

Ama gerçekte, o kurduğunuz arkadaşlık bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak.

O çalışma alışkanlığına ve ’terapi’ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu.

İhtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz.

Dolayısıyla asla dünyanın en zengin insanları arasına katılamayacaksınız.

Elbette, belki de listeye 10 ya da 11. sıradan, Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi, girebilirsiniz.

Ama herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi?

Sadece kayda geçsin diye söylüyorum, o da zaten master sınıfından terk.

Biraz geç kalmış anlayacağınız.

Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu konuşmadan sonra çoğunuz

kendikendinize soruyorsunuz ’Yapabileceğim bir şey var mı?

Bir umudum var mı?’ Maalesef hayır. Çok geç kaldınız. İçinize çok şey dolduruldu, siz onlara
bakıp çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19 yaşında değilsiniz.

Eveeet, şimdi gerçekten çok kızdınız. Bu anlaşılabilir bir şey.

Belki de şu an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu göstermenin tam zamanıdır.
Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz kaybettiniz.

Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik maaş çeklerinizle baş başa bırakıyorum.

Üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terketmiş birinin

İmzası olacağını söyleyerek. Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara. Size söylüyorum.

Hemen ayrılın. Daha güçlü söyleyemem  Ayrılın.

Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve bir daha geri dönmeyin. Terkedin.

Her şeye yeniden başlayın. Size söyleyebileceğim tek şey, o başınızdaki kepler ve
kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı çektiği gibi... "

 

17/3/2007

Çiçek ve Su ( Flash Hikaye )

 

 

17/3/2007

Türkiye Gerçekleri !

 

* Otobüs şoförü yandaki kazaya bakarken otobüsü devirdi Altı ölü...

* Malatya'da hırsız çaldığı malları koyduğu yerde bulamayınca polisi aradı!...

* 73 yaşındaki dede ineğe tecavüz ederken yakalandı...

* Show TV'nin Kaçak adlı yarışmasındaki kaçan adam Bursa'da kendisini gören 10 kadar işgüzar tarafından Kaçak lan bu, denilerek dövüldü...

* Diyanet işleri eski Başkanı ve eski Devlet Bakanı Dr. Lütfi Doğan kadınların ne hissettiğini anlamak için evinde türbanla dolaştığını açıkladı...

* Tansu Çiller Kırklareli halkına Allah'ı size emanet ediyorum, diye seslendi...

* Televole ekibi taaa Kıbrıs'a kadar giderek Çağla Şikel'in mesajında adı geçen tostu yapan makineyi buldu...

* Bıçaklanan adamı arkadaşları beş dakika mesafedeki İzmit Devlet Hastanesi yerine Tanıdık doktor var, diyerek Gölcük'e götürürken yolda can verdi...

* Kurban Bayramı'nın daha ilk dakikalarında 103 kişi kendini yaraladı, bir tosun da 5. kattan düştü. Japon turistler sokaklarda kurban kesen Türkleri kameralarla kaydetti...

* Evine gelen elektrik faturasını gören Kemal Derviş Bu faturalar herkese böyle mi geliyor Bu millet buna rağmen isyan etmiyor ha. Türkiye'de isyan çıkmayacağına inandım, dedi...

* Bursa'da Umut Semerci adlı genç Bir Çift Yüreki okuyup Aborjinlere katılmak üzere evden kaçtı...

* Bir adam halay çekerken kendini bıçakladı...

* İstanbul Büyükşehir Belediyesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için düzenleyeceği şenliğe çağıracağı adları açıkladı Tecavüzden hapis yatan Doğuş ile kadın dövmeyi savunan İbrahim Erkal...

* Bülent Ecevit dramatik bir tonla Barış değil savaş istiyoruz, dedi, aynı gün Tayyip Erdoğan'ın sürç-ü lisanı Kürdistan oldu...

* Yozgat'ta McDavut's adıyla köftecilik yapan adama McDonald's uyarıda bulundu. Köfteci McDonald's'a bir zarar verdiysek özür dileriz, dedi...

* Diyarbakır'da DGM katibi ile odacısı yargıcın kaşesi ile mührünü kullanarak Avrupa'ya iltica etmek isteyenlere para karşılığı gıyabi tutuklu ve PKK'li belgesi verirken yakalandı...

* Rize ve Giresun'da iki kişi kendi kestikleri ağacın altında kaldı...

* Bartın'da 34 yaşında bir adam ahır kapısına bağladığı kuzuya tecavüz ederken yakalandı...

* Konya'daki bir markette avakadonun yanında kullanma klavuzu verilmeye başlandı...

* Trabzon'daki bir çiftin kızlarına her gün önünden geçtikleri GiMA marketin adını verdikleri ortaya çıktı...

* Tunceli'de 3000 kişi birahanede çalışan 8 kadına karşı yürüdü...

* Nuri Ergin Şambabası, satanist, anafo, sanal Pokémon, kınalı kuzum, Ciguli, Marziye benzetmeleri yaptığı Alaattin Çakıcı ile barışabileceğini söyledi...

* Kümes Hayvanları Derneği adı altında horoz dövüştüren gruba Hayvan Dostları Derneği baskın yaptı, 4 kişi yaralandı...

* Urfa'da iki çete 13 yaşındaki usta kapkaççı M.Y'yi transfer etmek için otomobil önerdi, kavga çıktı, 11 kişi tutuklandı...


* Sheraton Otel faturası Zekeriya Beyaz'ın erotik yayın yapan Pay TV'yi izlediğini ortaya koydu. Televizyonu açtığında porno yayınla karşılaştığını savunan Beyaz Dört kişi ne yapıyorlardı öyle, insan insanlığından çıkıyor vallahi, dedi...

* Kayseri'de Ben Cebrailim (Azrail bile değil!) hepinizin canınızı alacağım, diyerek tehditler savuran adam çevresinden 200 milyon Lira haraç aldı...

* Sinop'ta bomba dersi veren bir adam gerçek bomba ile verdiği derste pimi açık unutunca yaralandı...

* İngiltere'de bir midilliye tecavüz ederken pantolon ve cüzdanını düşüren Tuncay Özcan polise soygun ihbarı yaptı. Ancak DNA testi skandalı ortaya çıkardı...


* Bursa'da iki adam uzun yolculukta tek kapılı arabada arkada oturan ve sürekli tuvalet ihtiyacı duyan arkadaşlarını başını mermere vurarak öldürdü...

* Bursa'da bir adam fabrikada çayına çis karıştırıp şaka yapan üç arkadaşını pompalı tüfekle öldürdü...

* Gaziantep'te bir adam yavru kazını yiyen kediyi pompalı tüfekle vurdu, kedinin sahibi de döner bıçağıyla adamı öldürdü...


* Silifkeli Ünal Pişirgen inek makedinin içine koyduğu soğutucudan sağdığı ayrana inek kola adını verdi...

* Vanlılar köy-kent projesi için gelen Dünya Bankası yetkililerine Biz kent istemiyoruz, inek verin yeter, dedi...

* Bursa'da bir adam diğerini sol eliyle çorba içtiği için öldürdü.

 

* Adanalı seyyar lokantacı Osman Çakmak zabıtadan kaçmak için büfesini raylı sistemle taşıdı...

* Kıyısında içtiği Sapanca Gölü'nü o kafayla yüzerek geçeceği iddiasına giren Ali Pehlivan boğuldu...

* Konya'da akıl hastaları hasta bakıcının anahtarlarını çalarak kaçtı...


* Giresun'da çarpışan otomobillerde kavga çıktı bir ölü, iki yaralı...

* Giresun'da cami avlusunda iskambil oynayan kardeşleri uyaran müezzin öldüresiye dayak yedi...

* Adana'da döner ustası Yunus Şen dürümün içindeki eti az bulan müşterisince öldürüldü...

* Sarhoş olup beş ay önce tasındığ evi kendi evi zannederek içeri giren, rahat rahat televizyon seyreden adam ev sahiplerinden yediği dayak nedeniyle öldü...

* Adana'da oğlunun sünnet düğününde hep aynı şarkıyı çaldıran grupla tartışan adam bir kişiyi öldürdü...

* iki komsu kadın TV sesinin yüksekliği nedeniyle gündüz kavga ettiler, gece de esleri kavga etti, bir ölü...

* Gaziosmanpaşa'da üç kafadarın 370 metrelik elektrik kablosuyla yaptıkları ışıklı uçurtmayı halk UFO sandı...

* Rize'de boşanmadaki mal paylaşımında kavga çıktı Bir ölü, beş yaralı...

* İzmit'te Ahmet Üstün'ü kaçırdığı genç kızın yakınları önce dövdü, sonra da iki saat boyunca kırmızı bez parçalarından yapılan bir dansöz kıyafeti ve topuklu ayakkabılarla mahallede oynattı...

* Kolici katil tahliye talebi reddedilince yargıca saatini fırlattı...

* Konya'da biri cami avlusuna krizde bakamadığı gerekçesiyle hamster bıraktı...

* Cihangir Parkı'nda Keje adlı dizinin çekimlerinde rol gereği biri bıçaklandı. Tinerci Adil Çalışkan Güçsüz birine saldırmak olur mu, diyerek iki kameramanı kalçasından bıçakla yaraladı...

* BBG üçüncü dönem birincisi Kaan'ın annesi İstanbul ikinci bölgeden bağımsız milletvekili adayı oldu, oğlunun fotoğrafıyla dolaşıp Bu çocuğu ben yetiştirdim, diyerek oy istedi...

* Eskişehir'de taraftarlar derneği başkanı Deniz Yılmaz'ı gözaltına alındı. Polis Yılmaz'ın kendini duvara vurup akciğerlerini patlattığını kaburgalarını kırdığını açıkladı...

* Erzincanlılar Arçelik reklamında korkak bir bekçiyi canlandıran Şafak Sezer'e kızınca oyuncu özür diledi...


* Samsun'da bir genç silahla Atatürk büstünü rehin aldı. Ertesi gün de büste çiçek koydu...

 

 

14/3/2007

Neyin Var ?

 

1) Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen

 

2) Gökyüzünde bi bulut

 

3) Bitliste beş minare

 

4) Bir yazlık biri kışlık iki platonik sevgili

 

5) 4000 turizm acentasının bağlı olduğu bi yerin öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz tuvalet duvarı

 

7) Palandökende bi palan, iki döken

 

8) Kostamonu da üç kasto

 

9) Üç fay hattı

 

10) Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma

 

11) Dünyada mekan

 

12) Ahirette iman

 

13) Denizde kum

 

14) Uzayda yerçekimsizlik

 

15) Bi çuval gazoz kapağı

 

16) Bi kiprit kutusu sigara izmariti

 

17) Onsekiz saç biti

 

18) Biri ingilizce 6 adet küfür

 

19) Yirmi tane boş naylon poşet

 

20) Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht

 

21) Bi sürü saç sakal, kıl, tüy, yün

 

22) Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank

 

23) Bi ayakkabı çekeceği

 

24) Üç don lastiği

 

25) İki büyük taş kütlesi

 

26) Bir adet ağaç gölgesi

 

27) Üç kuş kanadı sesi

 

28) Bi sürü kedi köpek

 

29) Bi marmara denizi

 

30) Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci

 

31) Her akşam karıştırılan dört çöp bidonu

 

32) Çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili

 

33) Nakit 15 lira

 

34) Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömür

 

35) içerden açılabilen sadece 2kişinin sığabileceği kocaman bir kalbim var

 

 

12/3/2007

Çözün de Göreyim Bakalım !!..( Hodri Meydan )

 

Bir musluk bir havuzu 6 saatte doldurmaktadır.
 
 bu esnada bir tren istanbuldan yola çıkar.
 
 12 havuz bakıcısı dolan havuzu günde 4 saat çalışarak , 1 dakika da 1 kovayı doldurmak suretiyle boşaltabilmektedirler.
 
 istanbuldan yola çıkmış olan trenin içi turşucuk dolu olup 6 numaralı kompartımanda 1 ingiliz 1 fransız ve 1 de türk bulunmaktadır.
 
 Türk, trene binmek üzere belediye otobüsüyle gelmiştir...
 
 Otobüs kadiköyden yola çıktığında içinde 32 yolcu bulunmaktaydı.
 
 ilk durakta 4 kişi bindi, 12 kişi indi, öbür durakta binen olmadı ama 8 kişi daha indi.
 
 inenlerden birinin ayağı bir çukura girdi.
 
 bu çukurda gündüzleri 90 cm yukarıya tırmanıp geceleri 40 cm geriye kayan bir solucan bulunmaktaydı.
 
 Trendeki fransız'ın elinde, içinde 100 misket bulunan 1 torba bulunmaktaydı.
 
 bu misketlerden 50 tanesi kırmızı, 50 tanesi beyaz idi.
 
 Fransız torbayı ingilize uzatarak içinden 1 kırmızı misket çekmesini istedi.
 
 ingiliz acaba kırmızı misketi bulabilmek için en az kaç misket almalıyım diye düşünmekteyken, havuz bakıcılarından birinin aklına bişey geldi.
 
 kovayı tartarak kaç günde havuzu boşaltabilirim diye düşündü.
 
 1 terazi bularak kovayı tarttı.
 
 kova terazinin sağ kefesine konunca 20 kg, sol kefesine konulunca 22 kg gelmekteydi.
 
 kovanın gerçek ağırlığını bulabilmek için doğru tartabilen ağırlıklar bulması gerektiğini biliyordu.
 
 ağırlıkların tanesi 50 kuruş idi.
 
 havuzun bakıcısının cebinde 625 kuruş bulunmaktaydı.
 
 ağırlıklardan kaç tane alabilirim diye düşünürken, kadiköyden kalkan otobüs selamiçesmeye gelmişti.
 
 Otobüsün içinde aksi istikamette uçan bir sinek vardı.
 sinek dakikada 20 metre uçabiliyordu.
 
 Otobüste bulunan bir ögrencinin aklına bu sineğin otobüsün ön camından arka camına kadar kaç dakikada uçabileceği şeklinde bir soru geldi.
 
 ancak cevabı bir türlü bulamıyordu, çünki o guün 1 sınava girmişti ve 4 yanlış 1 doğruyu götürüyordu.
 
 toplam 80 soruluk 1 sınavda ögrenci kesin doğru 52 soruyu yapabildiğini biliyordu.
 
 geri kalan 28 sorunun doğru olma olasılığı her soruda 5 şık olduğuna göre 1/5 idi.
 
 bu durumda kaç puan alabileceğini düşünmekteyken, trenin makinisti treni otomatiğe bağlamış ve elindeki iskambil destesiyle oynamaktaydı.
 
 en cok 32 kağıt çekerek kaç kupa gelebilir şeklindeki olasılık sorusunu hesaplamaya çalışıyordu, ama hesaplamakta çok güçlük çekiyordu çünkü annesi ile kendi yaşlarının toplamı 62 idi.
 
 5 yıl sonra annesinin yaşı makinistin yaşının 2/7 si olacaktı.
 
 doğal olarak anneme ne hediye almalıyım diye aklı meşguldü.
 
 bu durumda makinistin yaşı ile erenkoyde otobüste bulunan yolcu sayısının çarpımı havuzun hacmine bölünürse , ingiliz 4 kırmızı misket çekene kadar tren ankaraya kaç saatte ULASIR???

 

 

10/3/2007

İlginç Yasaklar.. ( YASSAK KARDEŞİM YASSAK ! )

 

1) Arabasının altında birinin bulunduğunu gören sürücünün otomobilini çalıştırması yasaktır. (Danimarka)

2) Otomobilinin karşısına at arabası çıkan sürücü, otosunu kenara çekmek zorundadır. (Danimarka)

3) Demiryolunda öpüşmek yasaktır. (Fransa)

4) Domuzlara "Napolyon" isminin verilmesi yasaktır. (Fransa)

5) Yağmur yağarken çimler sulanamaz. (Kanada)

6) Koleje gitmek için entelektüel biri olmak zorundasınız. (Çin)

7) Kapılar ve pencereler pembe renkte olmak zorundadır. (Kanada - Kanata)

8) Ağaca tırmanmak yasaktır. (Kanada-Oshawa)

9) Bank Street'te pazar günleri dondurma yemek yasaktır. (Kanada- Ottowa)

10) Yong Caddesi'nde ölü atları pazar günü sürüklemek yasaklanmıştır. (Kanada -Toronto)

11) Kadınların toplu taşım araçlarında çikolata yemesi yasaktır. (İngiltere)

12) Tropikal balık satıcıları hariç Kadınların halka açıkyerde üstsüz gezmesi yasaktır. (İngiltere-Liverpool )

13) Etek giyen erkekler tutuklanır. (İtalya)

14) Pazar günleri balık avlamak yasaktır. (İskoçya)

15) İnek sahiplerinin sarhoş olması yasaktır. (İskoçya)

16) Kapınızı çalıp sizden "klozetinizi isteyen birini" içeri almak zorundasınız. (İskoçya)

17) Pazar günü çamaşır asmak yasaktır. (İsviçre)

18) Çocukların sigara satın alması yasak, içmesi serbesttir. ( Avustralya)

19) Patikada sağ elinin üzerinde amuda kalkarak yürümek yasaktır. (Avustralya)

20) Pazar günleri pembe pantolon giymek yasaktır. (Avustralya -Victoria)

21) Araba kullandığınız zaman gömlek giymek zorundasınız. ( Tayland)

22) İç çamaşırsız gezmek yasaktır. (Tayland)

23) Metroda sakız çiğneyen tutuklanır. (Singapur)

24) Kuaförde saç kurutucusunun altında uyuyan kadın ve salon sahibi para cezasına çarptırılır. (ABD-Florida)

25) Hollywood Bulvarı'nda 2 binden fazla koyun varsa araba kullanmak yasaktır. (ABD-Hollywood)

26) Sanık sandalyesinde ağlamak yasaktır. (ABD-Los Angeles)

27) U dönüşü yapmak yasaktır. (ABD-Teksas)

28) Evde içki içmek yasaktır. (ABD-Indiana)

29) Birisinin arkasından konuşmak ve dedikodu yapmak illegaldir. (ABD-Indiana)

30) Berberlerin çocukların kulağını kesmesi yasaktır. (ABD- Indiana)

31) Polisler, ikaz etmek amacıyla köpekleri ısırabilir. (ABD- Ohio)

32) Birine yılan atmak yasaktır. (ABD-Ohio)

33) Eşeklerin banyo küvetinde uyuması yasaktır. (ABD- Arizona)

34) Çorbayı höpürdeterek içmek yasaktır. (ABD-New Jersey)

35) Ayakkabıyla uyumak yasaktır. (ABD-Oklahoma)

36) Lolipop yemek yasaktır. (ABD-Washington)

37) Buzdolabının kapısı açıkken önünde uyumak yasaklanmıştır. (ABD-Pennsylvania)

38) Banyoda şarkı söylemek yasaktır. (ABD-Pennsylvania)

39) Ana caddede traş olmak yasaktır. (ABD-Mississippi)

 

ERNATE*****ERNATE


nergizcankul

whikery

calinus

aysunsay

serhendi

korkmazburda

nilufertuglu

uzlet

extrack

demetinevi

moss

kkibritoglu

gulumsebana

zuuzuu

mihri

duvak

desperatelifes

maviayisigi

aknsak

gamzeseker

kkucukkelebek

gonulargumanlarim

dostalemi

helin01

usumushasan

canombenim1